|
|
|
|
|
|
|
|
- Sitemize yeni eklenen araçlardan haberdar olursunuz.
- Tekbaş 2 el ve sektör hakkında yeniliklerden ilk siz haberdar olursunuz.
- Yalnızca üyelerimize gönderdiğimiz bültenleri alabilirsiniz.
- Fiyatı düşen araçlardan haberdar olursunuz.
- Kampanya ve fırsatlardan haberdar olursunuz.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
OTOMOBİL TARİHİ
|
|
Tarihte ilk motorla çalışan otomobil 1862 yılında
Etienne Lenoir tarafından icat edildi. Artık atla çekilen arabalar ve posta arabaları
ortadan kalkmaya başlayacaktı.
Bu buluş tarihte ilk değildi daha öncedende buhar
gücüyle çalışan otomobiller kullanılmaya başlanmıştı. Lenoir' ın başarısı, bir silindirin
içinde benzinin yanmasıyla çalışan "içten yanmalı" küçük motoru icat etmesi olmuştu.
Birkaç yıl sonra, petrolle (benzinle) çalışan motorlar, hemen arkasından da ilk
motorlu otomobiller yapıldı. 1885' te, Almanya' nın Mannheim kentindeki Karl Benz'
in atölyesinde, halka satılan ilk otomobil üretildi.
Bu gelişmelerle otomobil çağı başlamış oldu...
|
|
Türk Otomobil Tarihi
|
|
Devrim : Üreticisi Eskişehir Demiryolu Fabrikası
(TÜLOMSAŞ)`dır. 1960'lı yıllara kadar Türkiye'de sadece Amerikan otomobilleri ve
bazı Avrupa otomobilleri bulunuyordu. Ancak ülkede bir döviz darboğazı vardı. Hem
ithal edilen otomobiller, hem de bu otomobillere gerekli olan yedek parça için yabancı
ülkelere önemli miktarlarda döviz akıyordu. 1960 İhtilali'nin ardından millî bir
otomobil yapılması için Devlet Başkanı Cemal Gürsel' in ilgisi ve desteği ile Adapazarı
Vagon Fabrikası'nın Cer Atölyesi'nde, çeşitli otomobillerden toplanan aksamlar ve
elde imal edilen motor, kaporta ve benzeri parçalarla bir kaç ay içinde Devrim ortaya
çıktı.
Ford Consul tarzı olan bu aracın çizimleri dahil 140
günde yapıldığı bilinmektedir. Bu kısa süre nedeniyle, camı başka bir otomobilden,
farı başka bir otomobilden adapte edilerek oluşturulmuştu. Bu şekilde biri beyaz,
diğeri siyah renkte 2 prototip imal edildi.
Eskişehir'den trene yüklenen ve benzin depoları talimatlara
göre boşaltılan prototipler törenlere yetiştirilmeye çalışılırken, kalabalık yüzünden
benzin konulamayınca, tören sırasında benzini bitti. Basında çıkan "Devrim yolda
kaldı" manşetleri ve eleştiriler nedeniyle de proje rafa kaldırıldı.
Anadol :Vehbi Koç 1959'da kurduğu Otosan Fabrikaları'nda
Ford markası altında kamyon üreten, 1960 senesinde de Ford Consul ve Ford Taunus’un
montajını yaptı. Bunları gerçekleştirdikten sonra Vehbi Koç Otosan çatısı altında
bir Türk otomobili üretmek istiyordu. Sac karoserli bir otomobilin üretim rakamlarının
pahalıya mal olması, İsrail yapımı (Autocars Co.) bir pick up’tan esinlenerek yapılan
fiberglass gövdeye yöneltti. Başbakanlık MKE’nin onayını istedi ancak MKE bu projeye
onay vermedi. İngiliz Reliant dizayn firması tarafından FW 5 (Four Wheeler 5) olarak
adlandırılan prototip, tam olarak hazır olmamasına rağmen yola çıkarıldı ve İngiltere'den
İstanbul'a 63 saatte geldi. Otomobili 22 Aralık 1965'te inceleyen ve deneme sürüşü
yapan Sanayi Bakanlığı yetkilileri, üretimi 10 ayda gerçekleştirmeleri ve fiyatının
30.000 liranın altında olması şartıyla üretim izni vereceklerini açıkladılar.
10 Ocak 1966'da resmi başvuru yapıldı. Bu arada otomobile
isim koymak için bir anket düzenlendi. Ankete gelen 100.000'i aşkın mektupta 2000'den
fazla isim önerisi vardı. Bunlar içinde en beğenilen Veko (Vehbi Koç), Anadolu,
Anadol, Otosan gibi teklifler olmuştu. Planlandığı gibi 19 Aralık 1966'da ilk yerli
otomobil olan Anadol üretim bandından indi. Otomobilin satış fiyatı 26.800 liraydı
ve bu rakam 1966'daki döviz kuruyla 2.980 dolara eşitti. İlk üretilen 2-kapılı Anadol'da
1.2 litrelik (1198 cc Anglia) Ford motoru vardı. İlk yıl 1760 adet üretilen Anadol'un
binek modellerinin üretimi, daha sonraki yıllarda 7.000'e kadar ulaştı. Seriye 71
yılında 4-kapılı Anadol da katılırken 2-kapılı modelin üretimi 1975 yılında sona
erdi. Motor hacmi 1968'de 1.2 litre'den 1.3 litre'ye yükseltildi. Diğer modeller,
Anadol STC-16 (spor otomobil) ve Anadol SV 1600 1973'te, Böcek (hobi otomobili)
ise 1975'te üretildi. 1.6 litre motorların kullanıldığı STC 16 modelinden üç yılda
toplam 175 adet, SV 1600 station modelinden ise 9 yılda toplam 6.072 adet üretildi.
Böcek ise üretimde kaldığı bir yıl içinde 202 adet sattı. 2-kapılı Anadol 1966-1975
yılları arasında 19.715 adet üretilirken 4-kapılı'lar 1971-1981 yılları arasında
35.365 adet satıldı. STC-16 düşünce olarak çok iyi bir arabaydı ve performansı da
çok iyiydi. Ancak dönemin koşulları, bu modelin otomotiv tarihinde alabileceği gerçek
yerin anlaşılamaması, 2 kişilik bir otomobilin o günkü şartlarda aşırı lüks görülmesi
ve bu nedenle geniş kitlelere yayılamaması sebebiyle bu otomobil üretimden kaldırıldı.
Yerli otomotiv sektörünün gelişmesini istemeyen dönemin ithalatçıları ve büyük markalar,
her türlü aleyhte kampanyayı yürütmüşlerdi. Buna karşın yine de bu arabayı anlayan
bir kullanıcı ve hayran kitlesi vardı.
Anadol'u koca Amerikan arabaları ile mukayese edenler
iki aracın farklı kulvarlarda olduğunu ve küçük bir arabanın da aslında ne kadar
başarılı olabileceğini görmezden gelmişlerdir. Amerikan arabalarının yıllara karşı
koyamamaları, buna karşılık, çelik şasili ve paslanmaz karoserili, hele o sağlam
Kent motorlu (Anglia motor ya da Cortina veya Escort motorlu olarak da tabir edilen)
Anadol'ların her türlü hor görmeye ve kesilme korkusu ile titremelerine karşın hala
ayakta olduklarını görmek bizleri mutlu ediyor. Ve Anadol dünya klasik otomobil
literatürlerinde yerini çoktan aldı bile (1967 Anadol A1, 1973 STC-16 ve 1975 Böcek)...
Anadol binek modelleri bantlara veda ettiği 1984 yılına kadar toplam 62.874 adet
üretildi ve yerini sac karoserli Ford Taunus'a bıraktı.
|
|
|
|
|
Audi
|
|
|
Audi, Alman bir otomobil şirketidir; Volkswagen grubunun
bir parçasıdır. Şirketin merkezi Ingolstadt, Bavarya'da bulunmaktadır. Şirketin
geçmişi 1899 yılına ve August Horch'a dayanmaktadır. İlk Horch otomobili kendisi
tarafından 1901 yılında tasarlanmıştı. 1910 yılında Horsche şirket dışarısına atılmış
ve kendi adını eski ortaklarıyla olan anlaşmazlıklar nedeniyle artık yaptığı tasarımlarda
kullanamayacak hale gelmişti. Eski Almancada anlamı "Dinle!" olan "horch", Latincede
aynı anlama gelen Audi'yi markası olarak kullanmaya başladı.1932 yılında Audi, Auto
Union'u oluşturmak üzere Horch, DKW ve Wanderer şirketleri ile birleşti. Auto Union
kullandığı birbirine bağlı dört halka da bugün Audi'nin logosu olarak kullanılmaktadır.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında, şirket DKW etrafında
ürünlerini sunmaya çalıştı. Ancak iki çekişli motoru o kadar ünlü olamadı. Eylül
1965'de Audi tekrar bir çıkış yaparak 72 beygirlik 4 kapılı sedanını piyasaya sundu,
dünyanın en modern motorlarından biriyle. 1970'lerde Audi 1950 yıllarında dünyanın
en büyük motorsikletlerini üreten şirket olan NSU ile birleşti. Bu şirket Neckarsulm,
Stuttgart yakında bulunmaktaydı. NSU daha küçük arabalar yapmayı öngörüyordu; daha
sonrasında yeni bir rotasyon motorlarında kullanılmaya başladı. 1967'de çıkartılan
yeni NSU Ro 80 bir uzay çağı arabasıydı ve o gün itibariyle sundukları aerodinamik,
ağırlık, güvenlik açısından kusursuzdu, ancak motorlardaki rotasyon hatası NSu için
pahalıya patlamıştı. Yine de günümüzde hala Audi'nin bazı modelleri Neckarsulm'da
üretilmektedir.
Geçen 30 yıl içerisinde Audi yüksek güce sahip bir
çok model sundu. 1980'de piyasaya sunulan Ünlü "Quattro" modeli ; ilk kez kullanılan
4 çekerli turbo bir spor arabasıydı. Audi bu atılımla teknolojide zirveye oturdu.
(Bu teknoloji daha sonrasında dünya'nın hemen hemen tüm otomobil şirketleri tarafından
kullanılmıştır.) Audi 80 modeli ile beraber, tüm modeller "Quattro" özelliğini kazandı.
Audi 80 her ne kadar 1986 yılında "dede arabası" imajına sahip olsa da unutulmaz
tasarım 1989'da piyasaya sunuldu. Bu model piyasaya bomba gibi düştü ve oldukça
iyi satış rakamlarına ulaştı. Gelişen teknoloji ile, Audi dünyanın en gelişmiş motorunu
kullanmaya başladı. 1995'de S4 modelinde kullanılan dört çekerli motoru bu döneme
damgasını vurdu.
1997'de de dünyanın tamamen aliminyumdan yapılmış
ilk otomobilini sunan Audi, A8 modeli ile aliminyum uzak çizgilerine ulaşmış oldu.
90'ların ortasında yeni serilerini piyasaya süren Audi dünyanın en kaliteli otomobilleri
arasında yerini aldı. 2000 yılı itibariyle 24 saatlik Le Mans yarışını 4 kez ard
arda kazanan Audi 2003'de VW grubunun başka bir modeli ile ancak tamamen Audi kadrosu
ile Bentley modeli altında da bu başarıya imza attı.
|
|
Chevrolet
|
|
|
Chevrolet bugün dünyanın en büyük 2.otomotiv üreticisi
olan General Motors’un en çok tercih edilen markasıdır. Her yıl 4.5 milyon kişi
Chevrolet otomobillerini tercih etmektedir. Chevrolet markası, Avrupalı bir mühendis
olan Louis Chevrolet ile daha sonra General Motors firmasını kuran Amerikalı Billy
Durant tarafından 1911 yılında kurulmuştur. Kurduğu şirket Chevrolet, hızla büyüyerek
güven, emniyet ve paranın karşılığı kavramlarına yeni standartlar getirdi. O zamandan
bu yana, tüm dünyada milyonlarca Chevrolet araç üretildi ve satıldı. İçinin rahat
olmasını isteyen herkes ama herkes için Chevrolet daima mühendislik ve yolcu güvenliği
kavramlarının öncüsü olmuştur.
General Motors ailesinin bir üyesi olan Chevrolet,
dünyanın en büyük 2.otomobil şirketinin tam desteğine sahiptir ve onun eşsiz genişlikteki
kaynaklarına tümüyle ulaşabilmektedir. Chevrolet kanıtlanmış teknoloji, kalite,
güvenilirlik, şık tasarım ve paranın benzersiz karşılığı demektir. Avrupalının gereksinimlerine
uygun olarak tasarlanan bugünün yeni Chevrolet’i, 44 ülkedeki kapsamlı bayi ağıyla
desteklenmektedir.
Yeryüzündeki her onaltı otomobilden biri Chevrolet'tir. Bir söylentiye göre, 1896-1897
yılları arasında Fransa'da yaşayan sıradışı bir adam bisiklet atölyesinde çalışırken
"Chevrolet" ismi ile Amerika'nın en zengin ailelerinin arasına katıldı. İsviçre'nin
La Chaux-de-Fonds kentinde bir saatçinin oğlu olan Louis'in 11 yaşında çalıştığı
bisiklet atölyesinde "hızlı bir bisiklet" üretip yarışlara katılarak birinci oldu
ve aldığı ödülle altı kardeşinin ve ailesinin geçimini sağladı. Chevrolet'nin güçlü
pedalları ona geleceğini sundu.
1896- 1897 yılları arasında Amerika'nın saygın iş
adamlarından Vanderbilt üç tekerlekli motor bisikletini tamir ettirmek için Louis'in
tamirhanesine uğradı ve yeteneğini gördükten sonra onu Amerika'ya götürmek için
ikna etmeye çalıştı. Louis Paris'te Darracq'la eğitiminden sonra Kanada'da şoför
ve makinist olarak görev yaptı. Louis Chevrolet 1901'de nihayet rüyasını gerçekleştirerek
New York'ta De Dion-Bouton'da çalışmaya başladı. Sonraki dört yıl burada motor tasarımı
üzerinde çok çalıştı ve 1905'te motor yarışlarında dünya rekoru kırdı ve 15 yıllık
yarış hayatına ilk adımını attığı yıl sevgilisiyle evlenerek yuva kurdu.
Chevrolet'nin yarış kariyeri 1907 de Buick Bug lastiklerini kullanmasıyla zirveye
çıktı. Buick, William Crapo Durant tarafından önemli otomobil markası haline getirildi.
Buick, 1908 de New Jersey'de daha sonra ismine General Motor olarak devam edecek
olan Durant General Şirketinin bir parçası oldu. 3 Kasım 1911 de Durant ve Chevrolet
güçlerini birleştirerek Chevrolet Motor Otomotiv Şirketini kurarak efsanenin doğmasını
sağladılar.
Durant'ın vizyonu Chevrolet Şirketi'nin gücüne güç
katmak oldu. Böylece Chevrolet markası kısa zamanda kalite, değer, güvenirlilikle
eş anlamda anılmaya başlandı, öyle ki Chevrolet 40 yıllık (1936-1976) Ford otomobillerini
geride bıraktı.
General Motors ailesinin köklü bir üyesi olan Chevrolet, 12 Şubat 2004'ten bu yana
Türkiye’de hizmet vermeye başladı. Bilhassa Avrupa’lı müşteri isteklerine göre düşük
fiyat ve düşük yakıt tüketimine sahip, sağlam ve güvenlikli araçlar ile Avrupa pazarına
özelleşmiş ürün gamı ile, Türkiye pazarına girilmiştir. GM, Türkiye’de Opel markası
ile başlayarak 1990’dan beri iş yapmaktadır. Mayıs 2000’de Saab markası ve 2004’te
Chevrolet markası GM Türkiye grubuna katılmıştır.
|
|
Bmc
|
|
|
Türkiye'nin en büyük ticari araç üreticilerinden BMC,
1964 yılında İzmir' de kuruldu. İlk yıllarda Austin ve Morris markalı ticari araçları
üretti. Kamyon, kamyonet, traktör ve motor üretmeye başladığı 1966 yılından itibaren
giderek büyüdü ve güçlendi. BMC'nin başlagıçta %74 olan yerli sermaye oranı yıllar
içerisinde artarak 1989 yılında Türkiye'nin %100 yerli sermayeli tek ticari araç
üreticisi olmasını sağladı.
Türk otomotiv sektörünün gelişmesinde önemli bir role sahip olan BMC, 1976 yılında,
Türkiye'de ilk dizel motor üretimini ve benzinli motorların dizel adaptasyonunu
gerçekleştirerek, Türk otomotiv sektörüne büyük katkılarda bulundu. Motorlu araçların
yanı sıra, Türk sanayiinin ihtiyaç duyduğu endüstriyel motorları, jeneratörleri,
deniz motorlarını ve askeri amaçlı ürünleri de üretmeye başladı. Yine bu yıllarda,
Leyland serisine ait ilk hafif ticari araç olan Leyland 30 kamyoneti piyasaya sundu.
1983 yılında Volvo Truck Corporation ile ortaklık kuran BMC, Türkiye'nin ilk turbo
motorlu ticari araçları olan Yavuz serisini üretti.1985 yılında anlaşma yaptığı
Cummins Engine Company ile Cummins motorlu Fatih serisi kamyonları üretmeye başlayarak,
dünyanın en güçlü üreticileri arasındaki yerini sağlamlaştırdı.
1989 yılında şirketin bütün hisselerinin bugün Türkiye'nin
en büyük holdinglerinden biri olan Çukurova Holding tarafından alınmasıyla, yeni
bir büyüme stratejisi belirlendi. Bunun üzerine BMC, tamamen yerli ve özgün bir
tasarım yaratmak amacıyla 1990 yılında ünlü İtalyan tasarım kuruluşu Pininfarina
ile işbirliği anlaşması imzalayarak, altı yıl süren yoğun çalışma ve 120 milyon
ABD Doları'nı aşan yatırımın sonucunda, 1996 yılının Haziran ayında sınai ve ticari
mülkiyeti BMC'ye ait olan Profesyonel'i piyasaya sundu. Profesyonel serisi, BMC'nin
dünya çapında tanınmasını ve uluslararası bir marka olmasını sağlayarak Türk otomotiv
sektörüne dünya çapında itibar kazandırdı.BMC yatırımlarına devam ederek 2004 yılında
40 milyon dolarlık yatırımla tüm mühendislik çalışmaları BMC’ye ait olan Megastar’ı
yarattı. 74 mühendis ve 159 teknik elemanın 5 yıl süren zorlu çalışmasının ürünü
olan Megastar, yüzlerce performans, güvenlik ve dayanıklılık testinden başarıyla
geçti. Üstün teknolojisi ve modern tasarımıyla hafif ticari araç pazarında yepyeni
bir sayfa açan Megastar’ın, farklı sektörlerin her tür ihtiyacını karşılayabilecek
vanlar, kombiler, kombi vanlar, minibüsler ve kamyonetlerden oluşan 19 modeli var.
Halen endüstri, inşaat, iletişim ve bilişim teknolojileri,
medya, nakliye ve hizmet, finansal hizmetler sektörlerindeki 144 şirketi, 34.350
personeli ile Türkiye'nin en büyük holdinglerinden Çukurova Holding bünyesinde faaliyet
gösteren BMC, ürün tasarım, geliştirme ve mühendislik çalışmalarını dışa bağımlı
olmadan sürdüren tek Türk otomotiv kuruluşudur.
|
|
Citroen
|
|
|
Otomotiv tarihinde çığır açan pek çok yeniliğe imza
atan Citroen, 1919 yılında Andre Citroen tarafından kuruldu. 4 Haziran 1919’da Citroen
markalı ilk otomobil satıldı; 10 HP A Type Torpedo. Citroen, Avrupa’nın ilk seri
üretim otomobili A Type’ı otomotiv tarihine kazandırmıştır. 1924 yılında A Type
ile kazanılan deneyim sayesinde B serisinin üretimine geçildi. Seri içinde dünyanın
ilk çelik karoserli otomobili BlO yer aldı.
1934 yılında Citroen dünyada ilk önden çekişli otomobilin seri üretimine başladı.
1938 yılında Citroen dünyanın ilk "hydropnömatik süspansiyonlu" otomobili La 15
Six’i icat etti. 1955 yılında Citroen dünyanın fren disklerini standart olarak sunan
ilk otomobili DS’i icat etti. Yüzyılın otomobili olarak övgülere doymayan DS, “gerçekleşen
bir düş, bir mucize” olarak tanımlanmıştı. 1978 yılında dünyanın ilk en hızlı turbosuz
otomobili La CX 2500 Diesel'i icat etti. Aynı yıl yine dünyanın ilk tam elektronik
ateşleme sistemine sahip otomobili La LNA'yı satışa sundu.
1989 yılına gelindiğinde Citroen, herkesi yine şaşırttı;
dünyanın ilk hidroaktif süspansiyonlu otomobili XM sahnedeydi. Ardından da 1994
yılında Citroen AX Eco 2,7lt/100 km ile yakıt ekonomisinde dünya rekorunu kırdı.
2000 yılının Kasım ayında, Citroen otomobil endüstrisinde bir ilk olan ISO 9001
(versiyon 2000)’i aldı. 2002 yılında Citroen yeni bir satış rekoru kırdı; 1 312
000 araç.
Citroen, 1995 yılından itibaren "Baylas Otomotiv"
tarafından ithal edilmeye başlandı. Baylas Otomotiv'i de bünyesinde bulunduran "Bayraktar
Holding", ülkemizin önde gelen yatırım gruplarındandır. Citroen, organize satış
ve satış sonrası teşkilatını "TS 12047" normlarına uygun olarak güçlendirmeye devam
etmektedir.
|
|
Dacia
|
|
|
Dacia, 1966 yılında Romanya hükümetinin açmış olduğu
ihale sonucu kurulmuş, adını Romanya topraklarının eski adı olan Daçya’dan alan,
1999 yılında Renault bünyesine geçen Romanyalı otomobil üreticisidir. Ayrıca Renault'un
Romanya'daki markasıdır. 1968 yılında bütün parçaları Fransa’dan ithal edilerek
montajı yapılan ve Piteşti’deki fabrikasında boyanan Renault 8 modelini Dacia 1100
adıyla piyasaya vererek üretime başladı. Dacia 1100, 4 kapılı 5 kişilik karosere
ve arkadan konumlandırılmış 1100 cc’lik 4 silindirli 46 BG gücünde motora sahipti.
133 km/sa. azami hıza sahipti ve 100 km’de ortalama 6,6 lt benzin tüketiyordu. Dacia
1100 modeli 1971 yılına kadar üretimi devam etmiştir. 1969 yılında Renault 12 modeli
Fransa’da üretilmeye başlayınca Dacia da 1300 adı ve kendi logosu altında 12’yi
montajlamaya başladı. Dacia 1300’lerde 1289 cc’lik 54 bg motor kullanıldı. Azami
hızı 144 km/saatti ve 100 km’de 9,4 lt yakıt tüketmekteydi. Türkiye’de Renaut 12’lerin
üretimine Dacia’dan 2 yıl sonra 1971 yılında başlanmıştır.
1973 yılında Fransa ile aynı anda Renault 12 Break
olarak adlandırılan ve 12’nin Türkiye’de en popüler modeli olan Station Wagon Romanya’da
1300 Break adıyla üretilmeye başlandı. Yine 1975-1982 yılları arasında kısıtlı sayıda
(1500 kadar) 1302 adıyla bir pick up modeli de üretildi. 1302 modelinin çoğu Fransızların
eski sömürgesi olan Cezayir’e ihraç edildi. Bu dönemde Renault’nun orta üst sınıfta
bulunan 20 modeli de montaj yöntemiyle üst düzey Romen yöneticilerin kullanımına
sunuldu.
1981 yılında Dacia 1310 baz alınarak tasarlanmış tek kapılı 1310 Sport ve daha sonra
da Dacia 1410 bazlı bir 1410 Sport modelleri sınırlı sayıda üretilmiştir.
Dacia 1981 a yılından sonra uyguladığı çeşitli makyajlarla
Renault 12 modelini üretmeye devam etmiş, 2 ve 4 kapılı pick up’lar dışında 1310
modeli baz alınarak hatchback modeli ve 12 modelinin tamamen dışında küçük boyutlu
ve motorlu 500 Lastun modelini 1988-89 yıllarında kısa bir süre için üretilmiştir.
Dacia eski bir Peugeot modeli olan 309’u baz alarak
ürettiği Solenza modeliyle özellikle Romanya’da önemli satış rakamlarına ulaştı.
Daha önceki modeli Süper Nova’nın iyileştirilmiş versiyonu olan Solenza 1999 yılında
Renault’nun Dacia’yı dünya markası yapmak için geliştirmesine büyük katkılar sağladı.
|
|
Ferrari
|
|
|
Ferrari, lüks spor otomobilleri üreten İtalyan otomobil
markasıdır. 1929 yılında Alfa Romeo’nun yarış takımı olarak kurulmuş, 1946 yılında
otomobiller üretimine başlamıştır. Logo sarı zemin üzerine siyah bir aygır “Cavallino
rampante”dir (şahlanmış küçük at). At porsche logosunun orta parcasida olup, İtalyanın
üç rengi olan kırmızı-beyaz-yeşili şiltin tepesine Scuderia Ferrari’yi temsil etmesi
için S ve F harflerini ekleyip yarış arabalarında kullanildi.
Merkezi; İtalya’nın Modena şehrinin yakınındaki Maranello’dadır.
Ferrari’nin hikayesi, Enzo Ferrari’nin yaşam hikayesi olarak kabul edilir. 1920
yılında, Alfa Romeo nun yarış pilotlarından biri olur; ismi de bu dönemde bir efsane
misali kulaktan kulağa yayılır. O’nun da öncülüğünde Alfa Romeo araba yarışçılığının
bir numaralı ismi oldu. Enzo Ferrari’nin hız tutkusu, daha önce hiç kimsenin ulaşamadığı
hızlarda virajları dönebilme kabiliyeti yanısıra; arabasının ergonomisinden, motor
aksamına her şeyiyle ilgilenmesi O’nu araba yarışları tarihinin ölümsüzleri arasına
sokar. Ferrari 1951 yılında İngiltere Gran Prix’sinin yanı sıra; LeMans’da 14 zafer
kazanır. 1960 ve 1965 yılları arasında 6 yıl üst üste LeMans’ı kazanması da Ferrari’yi
otomobil yarışçılığının en büyük ismi yapar. Ancak gelişen dünya ekonomisi ile;
profesyonelce işleyen şirketlerin hızına erişemez. Maddi olarak büyük sorunlar yaşayan
Ferrari’nin yaşadığı bu sorun; halen günümüzde profesyonelce işlemeyen şirketlerin
hazin sonunu simgelemektedir. Profesyonel bir şirketin bir banka’dan borç almaya
çalışması gerekirken; Enzo Ferrari şirketi ayakta tutabilmek için İtalyan mafyası’ndan
borç alır. İtalyan Mafyası’na borcunu geri ödeyemeyen Enzo Ferrari’nin oğlu, Dino
Ferrari genel bakış açısına göre İtalyan Mafyası tarafından zehirlenerek öldürülür.
Bu olayın üzerine, Enzo Ferrari; Ferrari’nin “Ferrari Dino” serisini tasarladı.
Maddi sorunlardan kurtulamayan Ferrari, hisselerinin
bir bölümünü Fiat’a sattı. Bunun üzerine Enzo Ferrari hemen hemen her konuda anlaşıp,
1969 yılında oldukça güç durumda kalan Enzo Ferrari şirketin hisselerin yarısını
Fiat’a vererek, yönetimden bir adım geri çekildi.1988 yılında da Fiat hisselerin
%90′ına sahip olur.
1984 yılı, Pininfarina’nın otomotiv dünyasının yeni
bir çağa başlatmasına şahit olur. Tüm zamanların en güzel tasarımlarından biri olarak
gösterilen Ferrari Testarossa; satışa sunulur sunulmaz yüksek fiyatına rağmen lüks
otomobillerde satış rekorları kırar. 1988 yılında, Enzo Ferrari; Ferrari’nin 40′ıncı
yılı için üretilen F40′ın sunulmasından bir yıl sonra vefat eder. Enzo Ferrari’nin,
her ne kadar yaşamında son günleri olsa da; en çok beğendiği Ferrari’nin F40 olduğunu
söylemiştir.
Napoli başkanı Corrado Ferlaino da, Napoli’de tutabilmek adina AC milan`a gitmemesi
icin kendisine Ferrari tarafından üretilen tek siyah renk F40 ‘ı hediye etti. Maradona
da halen günümüzde kararını Ferrari yüzünden verdiğini söylemektedir.
Formula 1`de cok kez pilotlar ve markalar sampiyonluguna
imza atmis Scuderia Ferrari takiminin efsane pilotu olarak Michael Schumaer (5 sene
ustu uste pilotlar sampiyonluguna ulasmistir) kabul edilir. 2004 yılı itibari ile,
Fiat Ferrari’nin %56′sını, Mediobanca %15′ini, Commerzbank %10′unu, Lehman Kardeşler
%7′sini ve Ferrari’nin oğlu Piero Ferrari %10′una sahiptir.
|
|
Fiat
|
|
|
Fiat, 1899 yılında kuruldu. İsim, aslında "Fabbrica
Italiana Automobili Torino" kelimelerinin kısaltılmış hali olup, "Torino İtalyan
Otomobil Fabrikası" anlamına geliyor. Kuzey İtalya'da bulunan Torino, tamamen yeniliklerle
dolu endüstri şehri olarak, Fiat gibi bir sanayi birliğin büyümesi ve gelişmesi
için uygun şartlara sahipti. Seçkin bir tüketici grubu için lüks bir ürün olarak
üretilen otomobiller, hem İtalya’da hem de yurt dışında çabucak popüler oldular.
1909 yılında, Fiat, Birleşik Devletler’de bir fabrika
kurdu ve orada özel otomobillerin yanı sıra kamyonet, traktör, tren, gemi motorları,
ve uçak üretimi de yaptı. 1922 yılında Fiat, sayıları sürekli artış gösteren normal
tüketiciler için de uygun fiyata sahip ürünleri olan bir marka olmaya yöneldi. İtalyan
firma, logosunu günün modasına uygun olacak şekilde sürekli değiştirmeyi adet edinmiş
durumda. İlk zamanların logosu, gençliğin beğenisine göre farklı şekiller aldı ve
harflerin arasındaki noktalardan tamamen vazgeçildi.
Fiat S.p.A. (Fiat Grubu olarak da bilinir) otomobil
üreticisi, finansal ve endüstriyel grup; 1899 yılında Giovanni Agnelli Tarafından
Torino`da kurulmuştur. Grup bünyesinde Lancia, Alfa Romeo, Maserati ve Ferrari gibi
markaları barındırmaktadır. Yani bu markaların bir anlamda sahibidir. Dünyanın en
büyük otomobil ve endüstriyel grubları arasında yer alır.
Sanayi Birlik, kendisinin, Birleşik Devletler pazarında
açık kalan ve motorize küçük otomobillerle kolayca doldurulacak bir boşlukta olduğunu
hissediyordu. "Herkes için bir otomobil". 50'li yılların ortalarında, milyonlarca
küçük Fiat modelinin (Seicento ve Cinquecento) seri üretimi yapıldı. Fiat, otomobili
bir kitle malı haline dönüştürmüştü ve İtalyan ekonomi mucizesinin sembolü olmuştu.
|
|
Ford
|
|
|
Ford otomobil şirketi, Henry Ford tarafından Highland
Park, Michigan, A.B.D.'de 16 Haziran 1903 tarihinde kuruldu. Michigan’da iş dünyasına
adım atan, otomotiv sektörü lideri Ford Motor Company 6 kıtada, 200 pazarda araç
üretimi ve dağıtımı yapmaktadır. Ford'un merkezi günümüzde Dearborn, Michigan, A.B.D.'de
bulunmaktadır. Dünya genelinde yaklaşık 325.000 çalışanı ve 110 fabrikasıyla Ford
Motor Company’nin ana ve bağlı otomotiv markaları Aston Martin, Ford, Jaguar, Land
Rover, Lincoln, Mazda, Mercury and Volvo’dur. Ford oldukça yüksek sayıda üretime
geçerken; endüstrinin de genel anlamda gelişmesinde büyük rol oynadı. Ford, Eli
Whitney'nin düşüncelerini kullanarak değişebilir parçaları kullanıyordu. Böylelikle,
arabalar daha düşük masraflarda üretilebiliyor ve yenilenebiliyordu. 12 kişinin
28.000 dolar yatırım yaparak kurduğu Ford günümüzde en fazla otomobil satan marka
konumuna gelmiştir. Henry Ford'un şirket ve fabrika çalışanlarının da otomobil sahibi
olabilme olanağı sunarak geliştirdiği Ford Model T 1908 yılında piyasaya sunulmuştur.
Henry Ford'un seri üretim metodunu bulması üretim
hızının artmasına ve maliyetleri düşürmesiyle beraber 1913 yılında 12.5 saat olan
şasi üretimi, 2 saat 40 dakikaya düşmüştür. Bunun yanı sıra, aynı dönem içerisinde
çalışanlarının maaşlarını 2 katına çıkararak günlük 9 saatlik çalışma sürelerini
de 8 saate düşürmüştür. Rakip şirketler bunu kapitalizme uygun görmese de yıl sonunda
Ford Amerika'daki tüm arabaların %50'sini üretiyordu. 1918 yılında ise, ülkedeki
arabaların yarısı Model T olmuştu. Bunun yanı sıra, bu modelin fabrika çıkış renginin
siyah olmasının sebebi de siyah boyanın en hızlı kuruyan boya olmasıydı. 1927 yılında
Model T yerini Ford Model A'ya bıraktı. Birinci dünya savaşı sonrasında yaşanan
Amerika'daki büyük çöküntü döneminde ise, Amerika'daki tüm şirketlerde olduğu gibi
Ford da bir çöküntü yaşadı ve birçok fabrikasını kapatmak zorunda kaldı ve işçileri
de işsiz kaldılar.
2007 Ford Shelby GT500İkinci dünya savaşı döneminde
tank üreterek şirket ayakta kalmaya çabalarken, savaş sonrasında Ford tekrar eski
günlerine dönmeye başladı. 1955 yılında, halka açık bir şirket olan Ford, sonraki
yıllarda Kanada, Meksika, İngiltere, Almanya, Brezilya, Arjantin, Avustralya, Güney
Afrika ve Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede fabrikalar açtı. Türkiye'deki
ortaklığı yuzde elli elli The Ford Motor Company ve Otosan A.Ş'ye aittir.
1997 yılında ortaklık eşitlenmesinden sonra Ford Avrupa'nın,
ekonomik bulmadığı için askıya aldığı bir proje, Türkiye'nin üretim kabiliyeti ve
ekonomik koşulları nedeniyle Türkiye'ye aktarıldı. Bu projenin gerçekleştirilebilmesi
için 150.000 adetlik bir kapasiteye ihtiyac vardı ve İstanbul fabrikası bunun için
uygun değildi. Böylece yeni bir yer arayışına başlandı. Birkaç alternatif yer değerlendirildi,
sonunda Gölcük'te deniz yoluna açık bir arsa bulundu. Ulaşılan bu seviye ile Ford
Otosan Kocaeli Fabrikası, Avrupa Ford Fabrikaları arasında oditörler tarafından
2002, 2003, 2004 ve 2005 yıllarında "Best Plant In The World" olarak adlandırıldı
ve en iyi notu elde edip birinci oldu.
|
|
Honda
|
|
|
Şu anda merkezi Minato, Tokyo, Japonya’dadır. Otomobil
ve motorsiklet üreticisi olarak bilinilmesine rağmen Honda bir motor üreticisidir.
Soichiro Honda, Art Shokai’de çalıştıktan sonra 1938’de kendi piston yaylarını üreten
bir mekanikerdi. Bunları ilk tasarımını reddeden Toyota’ya satmaya çalışmıştır.
İki yıllık çalışma sorası Honda, Toyota ile bir sözleşme yapabilmiştir. II.Dünya
savaşından büyük kayıplar veren Japonya’da olduğu gib Honda’da büyük darbe aldı.
Soichiro Honda elinde kalanla yeni bir şirket yaratmıştır; ülkesi paraya ve yakıta
açken halen temel ulaşım ihtiyacı sürmekteydi. Üretim tesislerinde bisiklete motor
takarak ucuz ve verimli bir ulaşım yolu icat etti.
Honda bir dizi scooter ve motorsiklet üretmeye başladı
ve Soichiro Honda savaşın zararlarından toparlanmaya başladı. Honda'nın satışa çıkarılan
piyasadaki ilk tam-donanımlı motorsikleti 1949 Dream D-Tipi oldu. 98cc motor ve
3 beygir gücünde bir motorla donanımlıydı. 1950’ler boyunca bunu bir dizi başarılı
ve çok popüler scooter’ın lansmanı izledi.
Honda ilk otomotiv sektörüne girişi 1963 yılında T-360
mini pick up’la başladı. İlk otomobili S500 spor otomobili olup, üzerinde mtorsikletten
etkileri kalmış zincir jantlar kullanılmıştır. Honda’nın otomobil üretimindeki ana
amacı benzin tasarrufu üst düzeyde olanı üretmektir. Honda motor üreticisi olarak
V8 (8 silindir) motor yıllarca üretmemiştir. İlk Acura (Honda’nın lüks ve süoer
spor model araçları şirketi) modelleri için 2000 yılında V6 ve V8 motorları görülmektedir.
1988 yılında çığır açan daha düşük atık gaz ve daha yüksek performans sunan VTEC
motor geliştirildi ve 1991 yılında bu teknoloji Civic’te kullanıldı. Honda’nın efsane
arabası Civic 2006’da yılın arabası ödülüne Amerika ve Japonya’da layık görülmüştür.
ACEE(American Council for an Energy Efficient Economy) tarafından Civic modeli en
çevreci araba modelini 7 yıl üst üste kazanmıştır.
Formula’ya kurucu üye olarak giren Honda, Formula
yarışlarında da birçok başarıya imza atmıştır. Honda yılda 14 milyon motor üretimi
yapmaktadır. 2001 yılında Nissan’ı geçerek Japonya’nın ikinci büyük otomobil üreticisi
konumuna geldi. Ayrıca bahçe aletleri, jeneratörler, tekne motorlarının üretimi
de yapmaktadır. 2000 yılında teknolojide ne kadar ileride olduğunu kanıtlarcasına
akıllı robot ASIMO’yu, 2004 ylında da uzay aracı ve HA 420 HondaJet üretildi.
Her zaman motor yarışlarında dünya lideri olmayı hedefleyen
Honda üstün motor teknolojisi sayesinde bu amacına daha uzun yıllar ulaşacağını
kanıtlıyor. Her zaman insanlık için yaptığı işin sınırlarını zorlayan Honda üretim
alanı konusunda da sınırları zorluyor. Dünyanın hemen her yerinde Honda üretimini
sürdürüyor. Servis ve satış ağıyla kusursuz hizmet sunuyor. Türkiye´de Gebze´deki
Honda Türkiye Üretim Tesisleri´nde üretim yıllardır durmadan devam ediyor. Üstelik
bu yıl Honda, tüm gücü ve desteğiyle Türkiye´de %100 Honda markasının değerlerini
taşıyan Honda Türkiye yeni modelleri, yetkili satış ve servis ağıyla eksiksiz hizmet
almanızın daha da ötesinde Honda´nın sınırsız hayal gücünü hissetmeniz için hizmetinize
hazır.
|
|
Hyundai
|
|
|
Hyundai Chung Ju Yung tarafindan Guney Kore`de 1967
yilinda kuruldu.Kore dilinde Hyundai şimdiki zaman, asri zaman anlamındadır. Hyundai,
Güney Koreli otomobil üreticisi ve çelik sanayicisi firmadır. Hyundai, aralarında
inşaat müteahhitliği, otomobil, gemi yapımı, sigortacılık, elektronik, lojistik
de bulunan pekçok alanda etkinlik göstermektedir.
1967 yılında Güney Kore Ulsan’da Chung Ju Yung , HMC(Hyundai
Motor Company) adıyla kurarak İngiltere'den kit halinde gelen Ford Cortina modeli
arabaları monte etmeye başlamıştır. Ingiliz muhendis Koreye 1974 başlarında geldi
ve HMC Ulsan`da bir otomobil fabrikası kurarak, Hyundai Pony ilk Güney Kore halk
arabası olarak üretim hattından satışa geçebildi. Bir Koreli ve bir İngiliz elele
vererek Güney Korelilerin yaygın bir şekilde satın alıp kullanabileceği bir otomobili
hayata geçirdiler. Pony Ekvatora ihraç edilmeye başlandı. Kamyon ve kamyonet üretimine
de baslandi.
Tarihi basarilarla dolu olan Hyundai Motor Company
1993 yilinda Avustralya`da Elantra modeli yilin otomobili secildi. 1998 yilinda
Daimler-Chrysler ortakligiyla beraber Kia`yi satin aldilar. Ar-ge calismalarina
cok onem veren Hyundai Kore`den sonra Japonya, Almanya ve Amerika`da laboratuvarlar
kurdu. Turkiye`de ve dunyada satis rekorlari kiran Hyundai dunya genelinde 75.000
personeli, 6.000 bayisi ile 2,5 milyonun uzerinde satisi ile hizmet vermeye devam
etmektedir.
|
|
Isuzu
|
|
|
Isuzu ismi Japonya'da ilk olarak 1934'te duyulmuştur.
İsim, Japonya'nın en eski mabedi olan Ise Shrine of Mie yakınlarındaki Isuzu Nehri'nden
gelmektedir. Şirket bugün bilinen "Isuzu Motors Ltd" ünvanını ise 1949 yılında almıştır.
Şirket Felsefesi, müşterilerine yüksek kaliteli ürün ve hizmet sunmak, sektörün
ihtiyaçlarına katkıda bulunacak yeni teknolojiler geliştirmektir.
Isuzu Motors Limited, dünyanın önde gelen ticari araç
ve dizel motor üreticilerinden biridir. Her daim yeniliklerin önzüsü olan Isuzu,
1936 yılında Japonya'nın ilk dizel motorunu üretmiştir. Bugün ise çevre dostu dizel
teknolojisi araştırmalarının öncüsü konumundadır. Isuzu ürünleri dünya çapında 130'dan
fazla ülkede bulunmakta ve faaliyette bulunduğu 23 ülkede en azından bir ürün kategorisinde
Pazar lideri konumundadır. Örneğin 2005 yılında Isuzu, Japonya 2-3 tonluk kamyonet
pazarında %38,4 Pazar payına sahipti. Amerika'da ise üçüncü ve yedinci sınıf ithal
LCF kamyonlarda Pazar liderliğini 19 yıl ardarda korumuştur.
Isuzu; Avrupa, Kuzey Amerika, Japonya ve Asya'nın
birçok bölümünde dizel motor üretim tesislerine sahiptir. Isuzu'dan başka hiçbir
dizel üreticisi dünya çapında bu denli geniş bir dizel motor üretim ve satış ağına
sahip değildir.
Isuzu Motors Limited 70 yıldan uzun bir süredir öncelikli
olarak dizel motorlarla ilgili çalışmalar yapmıştır. Tarihi boyunca Isuzu, Japonya'da
dizel motor alanında teknolojik yeniliklere öncülük etmiştir. Dizel motorları alanında
iyi bir üne sahip olan Isuzu, 1936 yılında ürettiği Japonya'nın ilk hava soğutmalı
oto dizel motorundan bu yana 19 milyona yakın dizel motor üretmiştir. Şirkete duyulan
saygı sadece 70 yıllı aşan tarihçesinden değil aynı zamanda bunca yıl boyunca değişen
toplumun ve pazarın ihtiyaçlarına akılcıl çözümler sunmasından kaynaklanmaktadır.
Sadece geçen sene 1,000,000 dizel motor üretemi yapan
Isuzu, günümüzde üç Avrupalı üreticiyle birlikte, dünyanın en büyük dizel motor
üreticileri arasında yer almaktadır. Yılda 1,000,000'dan fazla dizel motor üreten
Isuzu, 1000cc'lik güç ünitesinden 24 litrelik ağır iş makinalarının motorlarına
kadar geniş bir ürün yelpazesine sahiptir.
Isuzu Hakkında Önemli Bilgiler;
- Isuzu Motors Dizel Motor Üretiminde Dünya Lideri. Yılda yaklaşık 1 milyon adet
çeşitli ebatlarda dizel motoru üretiyor.
- Dünya'nın en büyük kamyon üreticilerinden biri. 2003'te Dünya birincisi, 2004'te
ise üçüncü.
- Üç kıtada 10 motor üretim üssü var. Dizel motorlarda dünyanın en yaygın üretim
ağlarından birine sahip.
- Isuzu dizel motorları kullanılan modellerden bazıları : Opel Astra, Corsa, Combo,
Meriva, Vectra ve Signum; Saab 9-5; GM Chervolet, GMC ve Hummer H1; Renault Vel
Satis ve Espace.
- Çevre dostu motor üretiminde iddialı, dizel motor teknolojisine büyük katkılarda
bulunuyor (Üstün teknolojili Diesel hybrit motoru Japonya pazarına sunulmuş durumda)
- 1959'da lanse edilen Elf (N serisi) kamyonları o gün bugündür Japonya'daki en
yüksek pazar payına sahip ticari araç.
- Isuzu'nun atası Ishikawajima Co. Japonya'da üretilen ilk binek arabaya imzasını
attı (1922)
|
|
Kia
|
|
|
Güney Kore`nin ikinci buyuk otomobil ureticisidir.
2009 yilinda dunyada 1.6 milyon arac satmistir. Kia`nin anlami Kore dilinde Sino
kelimesinden alintidir, manasi da `Asya disinda yukselis veya meydana gelis`` anlamindadir.
Guney Kore`nin ilk arac ureticisidir. 1944 yilinda kurulan sirket, ilk seri uretimine
1973 yilinda baslamistir. Sirket 1944 yilinda arac uretimine basladigi siralarda
bisiklet ve celik boru yapiyordu. 1952 yilinda motorsiklet, 1962 yilinda da kamyon
uretimine basladi.Daha sonra Amerikan Ford sirketi ile 1986 yilinda ortaklik kurmustur.
1997 yilinda Kia buyuk asya finansal krizi sonucu
iflas etmis, hisselerinin %51`ini Hyundai Motor Company`e devretmistir. Kia gercek
atilimini ve gelisimini bu ortakliktan sonra kazanmistir. Kia asil basarisini 4x4
Sorento ve Sprotage modelleri ile kazanmistir. Turkiye`de de 4yil ust uste en cok
satan 4x4 unvanini elde etmistir.
Kia (Asya`nin yukselisi), isminden baslayarak izledigi bu global dusunceyi markanin
ismini cevreleyen elips ile de dunyayi simgelemesini anlatiyor.
|
|
Mazda
|
|
|
Mazda ilk olarak 1920’de Bay Jujiro Matsuda ve bir
kaç araştırmacı tarafından Hiroşimada Toyo Cork Kagyo Ltd. adı altında kuruldu.
Bu şirket şişe mantarı üretiyordu daha sonra adı Abemaki Ağaç Şişe Mantarı Şirketi
olarak değiştirildi. 1929 yılına gelindiğinde şirket makine parçaları üretmeye başladı,
aynı yıl ilk aracı olan üç tekerlekli 30 modelini üretmeyi başardı. Araç o kadar
başarılı olduki Çin’e MAZDA-GO-A adı altında ihraç edilmeye başlandı.
1934 te şirket adını Mazda olarak değiştirdi. Aslında
Bay Matsuda mütevazi kişiliği ile tanınan biriydi ama gerek markanın imajı gerekse
ailesinin isminin çok fazla ön plana çıkmasını istememesinden dolayı Zoroastrian
dininin tanrısı olan Ahura Mazda ile özdeşleşsin amacıyla isim Mazda olarak kaldı.
Aynı tarihte küçük 8 tekerlekli kamyonların üretimine başlandı ve marka ismide üstlerine
kondu.
1935 te Mazda, sırf üretim kaabileyetinin artması
amacıyla Kaya delgeçleri ve ölçü blokları üretmeye başladı. 1936da şu anki logoya
benzer ama aynı olmayan 'uçan M' figürü kullanılmaya başlandı. Bu figür Mazdanın
anavatanı olan Hiroşima’yı temsil ediyordu ve aynı zamanda Mazda’nın Ahura Mazda’nında
özellikleri olan çeviklik, hız ve yeni ufuklara süzülmeyi ifade ediyordu.
1940’ta ilk küçük sedan geliştirilmeye başlandı ama
II.dünya savaşının patlak vermasiyle çalışma rafa kalktı ve ordu için arazi araçları
üretimi başladı. 6 Ağustos 1945’teki atom bombası fabrikanın yarısını tahrip etti.
Savaş sonrası fabrika tekrar inşa edildi ve üretim başladı. 1960’da Mazda ilk dört
kapılı aracı olan R360 Coupe’yi üretti.
1961’de NSU ile teknolojik ortaklık kurulup Wankel
motorlara yönelik çalışmalar başladı. Bu yıl aynı zamanda Mazdanın geleneksel benzinli
motor,dizel motor ve wankel motor için beraber adım attığı bir yıl oldu. Bu yıl
ilk pikap B1500 üretildi. 1962’de Carol 600 piyasya çıktı ve 1963 te üretim adeti
1 milyonu aştı. 1965’te İngiliz firma Perkins Services’le dizel motorlar üzerine
teknolojik ortaklık kuruldu. 1967 ve1968 Mazdanın patlama yaşadığı yıl oldu ve Avrupa
pazarına Wankel motorlu Cosmos 110S ile girildi. Kia ile işbirliği anlaşması yapılarak
teknoloji sattılar. 1970 yılında ilk ithalata başlandı. 1977 yılında 323 modeliyle
hatchback efsanesi başlamış oldu, 1983 yılında da 626 ile Avrupa pazarında çok yüksek
satış rakamlarına ulaşıldı. MX-5 ile Amerika’da roadster akımı başlatmış oldu. Mazda
1996 yılında ISO 9001 kalite belgesi alan ilk Japon otomobil üreticisi olmuştur.
|
|
Mercedes
|
|
|
Mercedes 23 Haziran 1902 tarihinde Mercedes, marka
adı olarak tescil edilmiştir. Mercedes ve Benz firmaları 1926 yılında birleşti.
Ortağı olan Emil Jellinek'in kızı Mercedes ve Karl Benz'in soyisminden türeyen bir
isimdir Mercedes-Benz. Mercedes İspanyolca konuşulan ülkelerde kullanılan bir kadın
ismidir ispanyolca anlamı ise mars gezegenidir. Kurucusu Gottlieb Daimler ve Karl
Benz’dir. Amblemin anlamı şirketin kurucusu Gottlieb Daimler, Deutz'daki motor fabrikasındaki
görevinin ilk yıllarında, Köln ve Deutz manzaralı evinin tepesine bir yıldız amblemi
koymuş, eşine yazdığı mektuplarda bu yıldızın günün birinde başarıyı ve gücü temsil
edeceğini ve fabrikasının üzerinde parlayacağını söylemişti. Yıldız Daimler'in,
motorlu araçların "karada, suda, havada" evrenselliğini simgelemek. 1916 yılında
yıldızın etrafı, içinde dört küçük yıldızın ve Mercedes isminin yer aldığı bir daireye
çevrildi. 1926'da Daimler-Benz birleşmesi ile Benz'in defne yapraklarından çelengi
yıldızın etrafını sardı.
1897 yılında Fransa'nın Nice kentinde yaşayan Avusturyalı tüccar ve Avusturya Nice
Başkonsolosu Emil Jellinek, Daimler fabrikasını ziyaret ederek bir otomobil satın
aldı. Uluslararası finans dünyası ve aristokrasi ile iyi ilişkiler içinde olan Jellinek,
Daimler otomobili ile Fransız Riviera'sında büyük ilgi topladı. Daha sonra Jelinek
1899'da 23 beygir gücünde motorla donatılmış bir Daimler yarış otomobiline büyük
kızı Mercedes'in adını vererek bu araçla Nice'de bir yarışa katıldı ve birinci oldu.
Bu başandan sonra Jelinek, Daimler fabrikasına 36 otomobil sipariş verdi ve bu araçların
"Mercedes" adını taşımalarını şart koştu. Emil Jelinek'in elde ettiği satış başarısı
üzerine Daimler, 1901 yılından itibaren ürettiği araçları "Mercedes" olarak adlandırmaya
karar verdi.
Mercedes dünyanın dört bir yanında fabrika kurmuş
otomobilin yanı sıra otobüs ve kamyon olarakta üretimini gerçekleştirmektedir. Smart(küçük
sınıf otomobil) ve Maybach(süper spor otomobil)’ta Mercedes-Benz bünyesindedir.
Mercedes ayrıca sınırlı sayıda üretilen McLaren spor otomobillerinde üreticisi olup
McLaren Mercedes olarakta formula pistlerinde yerini almıştır.
İlklerine imza atan Mercedes-Benz, dünyanın ilk içten
yanmalı benzinli otomobilini üretmiştir. 1987 yılında araçların kaymasını önlemek
amaçlı “Traction Control System” patetentini almış, ayrıca airbag, emniyet kemeri
ve anahtarsız çalışma özelliği de ilk olarak Mercedes araçlarında kullanılmıştır.
|
|
Mitsubishi
|
|
|
1870 Yataro Iwasaki Mitsubishi'nin temellerini attı.
1875 Firmanın ismi "Mitsubishi Mail Steamship Company" olarak değiştirildi
1917 Mitsubishi ilk seri üretim otomobili olan Model A tanıtıldı.
1918 İlkkamyon prototipi olan "T1" üretilir.
1922 Mitsubishi ilk binek aracı olan Model-A'yı 4 yıl süren bir çalışmanın ardından
üretmiştir.
1931 İlk Japon dizel motorunun geliştirilmesiyle, direkt püskürtmeli ve 70ps güç
üreten motorlar araçlarda kullanılmaya başladı.
1932 Yılından itibaren B16 adı verilen ilk büyük yolcu otobüsü üretildi.
1933 Japonya'nın ilk dört tekerlekten çekiçli binek otomobilini tanıttı.
1934 PX33 4x4 protorip araç geliştirildi.
1935 Mitsubishi, o zamanın en büyük ve en güçlü aracı olan, B46 otobüsünü üreterek
bu günün FUSO ticari araç serisinin ilk adımlarını attı.
1935 SHT6 ön yanma odalı dizel motoru geliştirildi.
1936 TD45 diesel kamyon üretildi.
1946 Savaşın ardından, yakın mesafe taşımacılık için kullanılan 2 kişilik yolcu
kapasiteli, ekonomik aynı zamanda güvenli bir araç olan 3 tekerlekli "Mizushima"
satışa sunuldu. Aynı yıl Mitsubishi'nin ilk küçük motosikleti olan "Gümüş Güvercin"
satışa sunuldu. Esas olarak pratik ve ekonomik bir araç olması gözetilmiş, Japon
kişisel ulaşımının da temelleri bu yıllarda atılmıştır.
1946 Mitsubishi'nin B1 model otobüsü, benzin ya da alternatif yakıtlarla çalışacak
şekilde dizayn edilerek satışa sunuldu. Bu aracın şasisi itfaiye araçları ya da
özel amaçlı kullanımlar için oldukça uygun bir şekilde dizayn edilmişti.
1946 MB46 elektrikli otobüs lanse edildi.
1950 Arkadan motorlu R1 otobüsü satışa sunuldu.
1951 Mitsubishi, kamyon sektöründeki öncülüğünü, orijinal şasili "T31" modeli, daha
sonra havalı süspansiyonsistemiyle ürettiği "T33" ve ilk öne devrilen kabinli olarak
ürettiği "T380" modeliyle devam ettirdi.
1960 "Mitsubishi 500" otomobil insanların hayallerini gerçekleştirmek üzere üretildi
"Mitsubishi 500", Macau Grand Prix onur ödülü alarak, Japon kalitesini temsil etmiştir
"Rosa" küçük otobüs üretildi..
1962 Mitsubishi'nin ilk 4 yolcu kapasiteli aracı olan "Minica", pazara sunuldu.
İki zamanlı, hava soğutmalı, 359 cc benzinli motora sahip olan araç, zamanının en
ekonomik aracıydı. Güvenilirliği ve kullanım ekonomisiyle, üretildiği dönemde oldukça
yüksek talep gören "Minica"'nın ismi bugün değişik tipte araçlarda hala yaşamaktadır.
Aynı prensipler doğrultusunda, "Colt 600"'ün üretimine de başlanmış ve daha geniş
ve konforlu bir aile otomobili olarak
1962 yılında lansmanı yapılmıştır.
1963 Hafif ticari kamyon serisi Canter satışa sunuldu
1964 İlk büyük boyutlu Sedan otomobili Deboiner 'ı tanıttı.
1965 "Colt 800", Japonya'da ilk fast-back model olarak satışa sunuldu.
1969 Mitsubishi, pazarını genişletme hedefiyle, pek çok yarışta ve kullanıcıların
beğenisiyle ödüller alarak ünlenen "Colt Galant" sedan modelini pazara sürdü. Araç
aerodinamik hatlarıyla, "dinamik kama" dizaynı ismini almış ve Saturn serisi SOHC
alüminyum başlıklı motoruyla ünlenmiştir.
1969 model "Galant", Japon oto pazarında en son ve en iyi otomotiv teknolojisini
temsil etmekteydi.
1960 'ların sonuna gelindiğinde,artık hızla gelişmekte olan, gerçek anlamda rekabetci
ve kaliteyi ön planda tutan bir motorlu araç üreticisi olmuştu. Bu arada, Mitsubishi'nin
gelişimi gözden geçirildiğinde, taşımacılık sektörünün tüm ihtayaçlarına cevap verebilecek
şekilde, geniş bir ticari araç ürün yelpazesine sahip olduğu görülür.
1970 Mitsubishi Motors, başarısı sayesinde güçlenmiş ve artık sadece bu konuya odaklanmış
bir operasyonla yönetilmesi zorunluluk haline gelmiştir. Bu ihtiyacın sonucu olarak,
Motorlu Araçlar bölümü,Ağır Sanayi Ltd'den ayrılarak bağımsız hale gelmiş veMotors
Corporation (MMC) adını almıştır. Bu yapılanma ile yenilenen firma, zengin teknolojik
altyapısı ile hızlı yükselişine başladı. Bu dönemde MMC'nin en çok önem verdiği
konu, Japonya'daki altyapısını daha fazla geliştirmek ve bu doğrultuda Distribütör
ve Satış Sonrası Hizmetler ağını arttırmak için geliştirdiği AR-GE ve üretim çalışmalarıdır.
1971 Avustralya'da 7.si düzenlenen uzun mesafeli Southern Cross Rally'sini, "1,6
GLS Galant" kazanarak, dünyanın en prestijli motorspor dergilerinde adından söz
ettirdi.
1972 Aynı yarış bu sefer de "Lancer 1600GSR" tarafından kazanıldı ki, "Lancer" henüz
bir kaç ay önce lanse edilmişti.
1974 Lancer aynı yarışta bir kez daha birinci olmayı başarırken, Doğu Afrika Safari
Rallisi'ni de kazanmıştı.
1976 "Lancer" Doğu Afrika Safari Rallisi'ni tekrar kazanmıştı.. MMC artık mükemmel
performansını, güvenlik ve kalitesini dünya platformunda ispatlamıştı. Mitsubishiler
dünya rallilerinde boy gösterip zaferler kazanmaya devam ederken, MMC'de bu seçkin
ürünlerinin, otomobil tutkunlarına ulaştırabilmek için, uluslararası distribütör
ağını kurmaktadır.
1973 yılında patlak veren petrol krizini takip eden süreçte, petrol üreten ülkelerin
gücü anlaşıldı. Benzin fiyatlarının dalgalanmasıyla otomobil kullanıcıları az yakıt
tüketmek için performanstan fedakarlık etmek zorunda kaldılar. Ekonomik olarak performans
sağlamak için,otomobilleri kendi standartlarını oluşturdular.
1970ler, Japon "Motor Fan" dergisinin, Colt 1400 GLX'i yılın en iyi otomobili ve
Amerikan "Pikap, Van & 4WD" dergisinin L200'ü yılın pikapı seçmesiyle bitti. Mitsubishi
Motors bu dönemde teknoloji alanındaki en önemli gelişimini, Astron 80 motorlar
için geliştirdiği "Sessiz Şaft" ile gerçekleştirdi. Bu çalışma Mitsubishi'nin dünya
çapındaki ilk başarısı oldu ve Japon Otomobil Teknoloji Birliği tarafından "Bilim
Ödülü" ile onurlandırıldı. Bu gelişmeyle, Japon otomobil teknolojisi dünya ölçeğinde
saygı duyulan bir konuma ulaşırken,de bir kere daha yeniliklerdeki öncülüğünü korudu.
1982 Gerçek performansı ve konforu mükemmel dizayn ile birleştiren bir off-road
aracı, Pajero, 4x4 kategorisinde ilk kez yollara çıktı.
1983 Paris - Dakar Ralli'sini "Modifiyesiz 4x4 Seri Üretim Sınıfı", "Maraton Sınıfı"
ve "En İyi Takım" ödüllerini Pajero'lar kazandı.
1985 Pajero Paris - Dakar rallisindeki başarısını tekrarladı.
1986 İngiltere'de What Car? Pajero'yu "Yılın 4x4'ü" ile seçerek ödüllendirdi.
1988 Colt ve Lancer Almanya'da "Altın Direksiyon" ödülünü kazandılar. Japonya'da
Galant VR-4
1987-1988 yıllarında "Yılın Japon Otomobili" ödülüne aday gösterildi. Mitsubishi'nin
performans, güvenilirlik ve teknolojik dehası tüm dünyada kesinlikle onaylanmış
oldu.
1980'lerin sonunda, MMC montaj ve üretim tesislerini dünya üzerinde çeşitli bölgelere
yaygınlaştırdı. Bu alandaki en dikkat çekici adım 1988 yılında Bloomington, Illinois'dave
Chrysler'ın ortak girişimi olan Diamond Star Motors Corporation tarafından kurulan
gelişmiş teknolojilerin kullanıldığı üretim tesisi oldu.
1990 MMC Sigma modellerinde dünyadaki ilk "Çekiş Kontrol Sistemi"'ni tanıttı.
1991 "Super Select 4x4" ve "Multi-mode ABS" sistemleri sunuldu.
1992 INVECS Şanzıman Kontrol Sistemi tanıtıldı.
1992 Paris - Cape Town yarışında Pajero ilk üç sırayı aldı.
1993 Pajero Paris - Dakar Rallisinde birinci oldu. 1994 Elektrikli bir araç olan
Libero EV modelinin ticari üretimi başladı.
1995 MMC, Volvo ve Hollanda Devleti'nin ortak girişimi olan NedCar'da Avrupa'da
üretilen ilkolan Carisma bantlardan çıktı.
1995 Seri üretim benzinli motorlarda ilk defa direct enjeksyon sistemini uygulayarak
devrim gerçekleştirdi.
1996 Avustralya'da Sigma ve Sigma Station Wagon ve Tayland'da ise L200 modellerinin
üretilmeye başladığı yıl oldu.
1996 Yakıt tüketiminde düşüş sağlarken güç üretiminde hiçbir kayıba yol açmayan
"GDI motorların" geliştirilmesine sahne oldu.
1997 GDI motor, Japonya pazarında Galant, Pajero, Diamante, Challenger (Montero
Sport), Chariot (Space Wagon), RVR (Space Runner) ve Avrupa pazarında ise Carisma'ya
uygulandı.
1997 Mitsubishi'nin araç üreticisi olarak faaliyete başlamasının 80.yılı oldu.
1997 Pajero'lar Paris - Dakar Rallisi'nde ilk üç sırayı aldı.
1998 Pajero'lar Paris - Dakar Rallisi'nde ilk üç sırayı tekrar alarak mükemmel bir
başarıya imza attılar. Aynı dikkat çekicilikte olmak üzere(yumuşak asfaltta, sert
dağ yollarında ya da stabilize orman yollarında) araçlarının yol yeteneklerini göstermek
için üreticilerin en büyük şansı olan "Dünya Ralli Şampiyonası" nda kendine yer
edinmeye başladı. Mükemmelliğe giden yol
1991 yılında Galant VR-4 ile İsveç ve Fildişi Sahilleri Rallilerini kazanarak açıldı.
1996 - 1999 yılları arasındaLancer pilotu Tommi Makinen 4 yıl üst üste WRC Pilotlar
Şampiyonluğu'nu kazandı.
Aynı yıllarda, Arjantin'li Lancer pilotu Gustavo Trelles de WRC Grup N birinciliğine
ulaştı. Bu başarı Grup N araçlarının sıradan müşterilere satılan standart araçlar
olması itibariyleiçin Tommi Makinen'in başarısı kadar etkileyici oldu. Bu zafer
bir çok ülkede milli yarışlarda birinci olan Grup N Lancer'lar için doruk noktası
oldu.
18 Ekim 2000 tarihinde, gelecek yıllardaMotors Corporation (MMC)'nin geleceğinin
şekilleneceği bir olay meydana geldi. Bu tarihte, MMC ve DaimlerChrysler tüm rekabet
şartlarına ve şirket boyutlarının otomotiv endüstrisindeki en önemli unsur olmasına
rağmen her iki tarafın da varlığını teminat altına alan bir stratejik ortaklık kurdular.
Toplam Satış Adedi ve Toplam Ciro açısından ortaklar dünyanın otomotiv devleri arasında
ilk üç sıraya girdiler...
|
|
Nissan
|
|
|
Nissan logosunun anlamı güneş ve dürüstlüktür. Markanın,
daire içine yazılmış ismi, güneşin doğuşu ile Japon bayrağındaki beyaz zemin içindeki
kırmızı noktayı simgeliyor. Aralık 1933 tarihinde Japonya'nın Yokohoma kentinde
kuruldu. Adı 1934 yılında Nasdaq iken Nissan Motor Co. Ltd. olarak değiştirilen
şirket, şu anda müşteri mutluluğu ve memnuniyetini ön planda tutan ve tüm ihtiyaçlara
cevap vermeyi amaçlayan bir hizmet anlayışı ile dünyanın 5 kıtasında üretim yapıyor.
Kuzey Amerika, Avrupa, Japonya ve Deniz aşırı ülkeler olmak üzere 4 ana bölgede
yapılanmış olan Nissan, Avrupa'ya araç ihracına 1962 yılında başladı.
1983'te Terrano II ve Vanette Cargo üretiminin gerçekleştiği
Nissan Motor Iberica, İspanya'da üretime geçti. 1984 yılında, Nissan'ın bir diğer
fabrikası, Motor Manufacturing İngiltere kuruldu. Bu fabrika aynı zamanda, geniş
bir kullanıcı kitlesine hitap eden Primera ve Micra modellerinin de üretildiği yerdi.
1993'te, şirket Avrupa'daki varlığının 60. yılını kutlarken, İngiltere'de üretilen
Micra yılın en iyi otomobili ödülünü aldı. 1996 yılına gelindiğinde, Nissan'ın yurtdışı
üretim merkezlerindeki toplam üretimi 10 milyonu geçmişti. Micra ve Primera modellerinin
üretiminin gerçekleştiği İngiltere'deki Sunderland fabrikası, üretim verimliliği
bakımından geçtiğimiz yılda dahil olmak üzere tam 7 yıldır Avrupa'nın en iyisi.
Japonya'nın en büyük 3. otomotiv şirketi olan Nissan, yıllık 2,7 milyon araç üretimiyle
aynı zamanda dünyanın sayılı otomobil üreticilerinden biri sayılıyor. Nissan, günümüzde
yeni motor teknolojilerinin tasarlanması, çevre dostu araç üretimi ve güvenlik konularındaki
üstünlüğüyle, 2000'li yılların güçlü üreticisi olma yolunda büyük adımlar atıyor.
Piyasaya sürdüğü yeni araçlarıyla farklı zevk ve anlayışa hitap eden Nissan, artık
tüm enerjisini estetik ve teknolojiyi otomobilin yeni çağına taşımak için çalışıyor.
Nissan için yenilikçi, cesur ve atak bir devrin başladığını, müşteriler için de
bugüne kadar insanların zihinlerine yerleşmiş geleneksel otomobil anlayışından sıyrılarak
gerçekten beklentileri karşılayacak otomobiller istemenin zamanının geldiğini anlatıyordu.
Bu nedenle Nissan, tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamanın ötesine geçerek, beklentiler
üzerinde çalışmaya başladı. Tasarım konusunda cesur ve fikir dolu bir anlayış tercih
edildi.
Buna göre Nissan'ın tasarımları, alışılagelmiş otomobil
anlayışının çok daha dışına çıkan ve tüketiciyle birebir ilişki kurabilen araçlar
yaratmaya yönelmişti. Burada ulaşılmak istenen nokta, sürücüye "Benim otomobilim"
dedirtecek tasarımlar yaratmak ve bu alanda kendi standartlarını belirlemektir.
|
|
Renault
|
|
|
Otomobil markalarından Fransa’nın en büyük, dünyanın
sayılı otomobil üreticilerinden olan Renault 1898’den beri araba üretmektedir. Renault
şirketi, 1899’da Société Renault Frères olarak Louis Renault, erkek kardeşleri Marcel
ve Fernand, ve arkadaşı Thomas Evert tarafından kurulmuştur. Louis tasarım ve üretimle
uğraşırken, Marcel ve Fernand şirket yönetimiyle uğraşmaktaydı. İlk Renault araba,
Renault Voiturette 1CV 24 Aralık 1898’de bir test sürüşünden sonra Louis’in babasının
bir arkadaşına satıldı. Müşteri küçük arabanın işleyişinden ve caddeleri tırmanışından
öyle etkilenmişti ki arabayı satın aldı. Kardeşler kısa sürede motor yarışlarına
katılmanın araçlarına kamuoyu yaratacağını fark etti ve Renault Fransa’da şehirden
şehire ilk yarışlarda anında başarı kazanarak tanındı, böylece şirket hızla büyüdü.
Hem Louis, hem de Marcel Renault şirket araçlarıyla yarışlara katıldılar ancak Marcel
1903’de Paris-Madrid yarışında kazada öldü.
Louis Renault bir daha hiç yarışmamasına rağmen şirketi
yarışlarla gayet ilgili kalmaya devam etti ve Renault AK 90CV 1906’da yapılan tarihte
ilk Grand Prix motor yarışını kazandı. Louis, Ferdinand’ın da sağlık sorunları nedeniyle
emekliye ayrılması sonucunda kalan tek kardeş olarak kontrolü ele aldı. Renault’nun
inovasyon ünü daha en baştan gelişti. 1899’da, Renault ilk sedan arabasını piyasaya
sürmenin yanısıra ilk turbocharger’ının patentini aldı. O sırada, arabalar halen
çok lükstü ve en küçük Renault’nun 3000 Frank olması bunu yansıtmaktaydı; bu miktar
ortalama bir işçinin 10 yılda kazanacağı tutardı. Arabaların yanı sıra Renault savaş
öncesi yıllarda taksi, otobüs ve ticari kargo araçları da üretiyordu ve I. Dünya
Savaşı (1914-1918) sırasında devrimsel Renault FT-17 tankı gibi cephane, askeri
uçak ve araçlar işine girdi. Renault dünyanın lider uçak motoru üreticisi haline
geldi, ve şirketin askeri tasarımlarının başarısı öyle boyuta geldi ki Renault’nun
bizzat kendisi Müttefiklerden başarıya katkılarından dolayı ödül aldı. Savaşın sonunda,
Renault Fransa’nın bir numaralı özel sektör üreticisi olmuştu. Renault firması ülkemize
1968 de geldi. Mais 10 Ocak 1968 tarihinde, Ankara’da 20 milyon lira sermaye ile
ve iki ayrı kurucu ortak tarafından oluşturuldu. Birinci kurucu ortak Oyak sermayenin
%97.5′ini, Tukaş ise %2.5′ini üstlendi.
17 Eylül 1968 tarihinde Anonim Şirket olan ve Bursa’ya
taşınan şirket merkezi, 28 Kasım 1970′ de İstanbul’a taşındı. Ardından Renault marka
otomobili 1971 tarihinde Türk tüketicisine sundu. 5 Haziran 1974 tarihinde şirketin
adı “MAİS Motorlu Araçlar İmal ve Satış Anonim Şirketi” olarak yeniden değiştirildi.
Ortaklıktan ayrılan Tukaş’ın yerini Oyak Sigorta aldı. 28 Mayıs 1993′te yapılan
bir hisse değişikliği sonucu OYAK ve Oyak Sigorta’nın oluşturduğu yerli ortakların
payı %80 olurken, %20 oranında hisse ise eski adı Régie Renault olan, Renault S.A.’
ya devredildi. 1997 yılında ise yeni bir hisse paylaşımına gidildi ve Oyak’ın payı
%51, Renault S.A’nın payı ise %49 olarak belirlendi.
|
|
Peugeot
|
|
|
Fransiz Peugeot’nun sanayi macerası, un fabrikasından
dönüştürülmüş bir çelik dökümhanesine doğmuştur. Soğuk haddeleme faaliyeti mamul
maddeler,testereler ve saat mekanizmaları üretimine imkan vermiştir. İhraç edilmeye
başlanan ürünlerin kalitesi sayesinde başarı ve zenginliğin gelmesi gecikmemiştir.
Bu kalite aslan ambleminde sembolize edilmiştir. Peugeot daha sonra birçok farklı
üretim çeşitlerine yönelmiştir. Üretim yüzyılın tüm el işlerini temsil eden çok
sayıda alet ve ürünleri kapsamıştır. 1840 yılında, şirket ilk kahve değirmeni ile
atölyeden mutfağa girmiştir. Bu 1930’ların başında elektrikli versiyona geçerek
1975 yılına kadar devam etmiştir. Daha sonra bir karabiber değirmeni ortaya çıkmıştır.
Patentli öğütme sistemi ile aşınması imkansız olup, bugün hala üretilmektedir ve
dünyanın dört bir yanında milyonlarca adet satılmıştır. Aslan, kadınların dünyasına
da girmiş, 1867’den 1936’ya kadar üretilen dikiş makineleri sunmuştur.
Prusya ordularından kurtulan Montbéliard bölgesi refaha
ulaşmıştır. Rekabete “Grand Bi”, üç tekerlekli bisikletler ve bisikletler de katılmıştır.
Daha sonra, ütüler, 1920’den sonra çamaşır makineleri, telsiz telgrafın icadıyla
radyo takımları ve 1960’larda ilk gıda işlemcisi Peugimix ve birçok ürün dahil,
elektrikli ev aletleri ortaya çıkmıştır. 19. yüzyılın ortasında Valentigney ve Beaulieu’da
daha sonra otomobil üretecek olan yeni fabrikalar kuruldu. Bir otomobil öncüsü olan
Armand Peugeot otomobilin geleceğinin benzinli motorda olduğunu biliyordu. Serpollet
ile birlikte kısa bir dönem buharlı üç tekerlekli bisiklet imalatından sonra Daimler
motorundan yararlanmak istemiş ve Gottlieb Daimler ile Fransa’da Daimler’in imalat
lisansına sahip olan “Panhard et Levassor” şirketi ile bir anlaşma yapmıştır. 1891’den
itibaren benzinle çalışan ilk seri Peugeot Type 3 dört tekerlekli araçlar üretilmeye
başlanmıştır. I. Dünya Savaşı’ndan önce Peugeot, Fransa üretiminin yarısını oluşturan
10.000 adet otomobil üretmiştir. Bununla birlikte, şirket savaştan sonra bazı mali
güçlükler yaşamıştır. Borç içinde kalmış, borçlanmak zorunda bırakılmış ve 1926’da
en karlı iş olan bisiklet yasal olarak otomobilden bağımsız hale gelmiştir. Automobiles(Otomobil)
Peugeot ve Cycles(Bisiklet) Peugeot olarak iki şirket oluşturulmuştur. 1970’lerin
başında Peugeot 2. büyük Fransız imalatçısı olarak 500.000 otomobil üretmiştir.
1966’da Renault ile bir anlaşma imzalanmıştır. Bu anlaşmanın ilk sonucu Volvo’nun
katılması ile 1971’de V6 PRV motorun imalatı olmuştur. Renault ile bu ortaklık dahilinde
Douvrin’de bir fabrika açılmasını başka gelişmeler de takip etmiştir: ticari araçlar
ve yolcu taşıyıcı araçların üretimi için 1981’de Fiat ile, ardından dizel motorların
geliştirilmesi için 1998’de Ford ile, küçük motorlu modeller için 2001’de Toyota
ile ve bir sonraki yıl benzinli motorlar için BMW ile anlaşmalar yapılmıştır.
1976’da Citroën’in kontrolünün alınmasının ardından
PSA Peugeot-Citroën kurulmuştur. PSA, 2 yıl sonra Chrysler’in üç Avrupa iştirakini
satın almıştır. Küreselleşme adına Peugeot, uluslararası büyümesini 1985’te Çin
pazarına girerek kanıtlamıştır. Porto Real, Brezilya Fabrikası’nın 2001 yılındaki
açılışı ve bunu Arjantin’de bir tesisin açılışının takip etmesi de Peugeot markasının
bu bölgedeki varlığını güçlendirmiştir.
|
|
Seat
|
|
|
SEAT (Sociedad Espanola de Automoviles de Turismo
SA) İspanyol otomobil üreticisidir. SEAT, 9 Mayıs'ta toplam 600 milyon İspanyol
pesetası sermaye ile kuruldu. Hissedarlar, %51 hisse ile National Institute of Industry
(INI), %42 hisse ile toplam 6 banka ve %7 hisse ile Fiat idi. Fiat üretim teknolojisi
katkısını da ortaklığa katmıştı. 1953'te ilk SEAT otomobil, üretim bandından çıktı.
Modelin adı 1400'dü. Günümüzde SEAT, Volkswagen Grubu içinde çekici tasarımlı, sportif,
yüksek teknoloji kullanılan ve yenilikçi otomobiller üreten markadır. Bu değerler,
markanın yeni sloganı "SEAT Auto Emotion" (SEAT Otomobil Duygusu) ile vurgulanmakta
ve gelecekteki imajını tanımlamaktadır. Şu anda SEAT,SA bünyesinde Alhambra, Arosa,
Cordoba, Ibiza, Inca, Leon ve Toledo olmak üzere 7 model üretimi ve satışı gerçekleştirilmektedir.
Bugün SEAT, yoğun olarak Avrupa'da pazarlanmakla beraber, 5 kıtada toplam 68 ülkedeki
bayilik ağıyla, yaklaşık 3.600 noktada satış ve satış sonrası hizmetler teşkilatı
bulunmaktadır. Şirketin en önemli önceliklerinden birini oluşturan Araştırma ve
Geliştirme faaliyetlerine yapılan yatırımlar sayesinde, yüksek kalitede ve yenilikçi
ürünler geliştirilmesine olanak tanınmaktadır.
2000 yılında 25. kuruluş yılını kutlayan Martorell'deki
Technical Center'da Araştırma ve Geliştirme bölümünde 2.000 kişi çalışmaktadır.
Martorell Technical Center'ın en büyük özelliği, SEAT ürünlerinin tasarım, geliştirme
ve üretim aşamalarının bu merkezde birarada gerçekleştirilmesidir. Bu özellik SEAT'ı
diğer İspanyol otomobil üreticilerinden ayırmaktadır. SEAT, 2000 - 2004 yılları
arasında 250 milyar peseta (1 5 milyar Euro) yatırım yapacak olup, Araştırma ve
Geliştirme faaliyetleri için 150 milyar peseta (901 milyon Euro) ayırmış bulunmaktadır.
Portekiz Palmela'daki VW Group üretim merkezinde üretilen SEAT Alhambra dışındaki
tüm SEAT modelleri İspanya Martorell'deki fabrikada üretilmektedir. Martorell Fabrikası,
1993 yılında İspanya Kralı I. Juan Carlos'un katkılarıyla Avrupa'nın en gelişmiş
üretim tesisi olarak açılmıştır. Esnek üretim prosesi ve mükemmel lojistik sistemi
bulunan fabrikada her gün 2.300 araç üretilmektedir. 2000 yılında Martorell'in toplam
üretimi, bir önceki yıla gore % 6.1 artarak 516.146 araca ulaşmıştır. 2000 yılında
514.800 araç satışı gerçekleşmiştir.
SEAT SA'nın cirosu 1 trilyon peseta (6,3 milyar Euro)
karı ise 14 5 milyar peseta (87 3 milyon Euro) olarak kaydedilmiştir. SEAT SA genelinde
bugün 15.000 kişi çalışmaktadır. SEAT, 2010 yılında Avrupa'nın en genç otomobil
markası olarak 60. yılını kutlamıştır.
|
|
Skoda
|
|
|
1895 yılında bisiklet meraklısı teknisyen Vaclav Laurin
ve muhasebeci Vaclav Klement kendi bisikletlerini yapmışlar ve bu ürüne gururla
ve vatanseverlik duygularıyla Slavia diye adlandırmışlardır. Herşey onlar için fevkalade
gelişmeye başlar. 1899`a geldiklerinde Laurin&Klement Co. motorsiklet üretmeye başlamışlardır.
Uluslararası yarışmalardaki ilk zaferleri kutlanır. 19.yüzyılın bitimi ile şirket
otomobil üretmeye başlayarak bir başka önemli olaya imzasını atar. İlk otomobil
Voiturette A ticari bir başarıydı. Bundan dolayı Çekoslovak seçkin motorlu araçlarının
bir sembolü haline gelmişti. Şirket bilgi ve tecrübesi sayesinde gelişen pazarlarda
kendine kalıcı bir yer edinmiş, Laurin&Klement, Avusturya Macaristan Monarşi`sinin
en güçlü endüstriyel bölgesi olarak Çek krallığındaki pozisyonunu pekiştirmiştir.
Şirketin gelişimi artık bir aile işi olmaktan çıkacak
kadar hızlı gidiyordu. Bir sonraki adımı atmanın zamanıydı. 1907`de kurucular L&K`yi
bir anonim şirkete dönüştürdüler. İlerleme yepyeni bir modeli ortaya çıkardı. 1914`den
sonra ise şirket silah üretiminde de rol aldı.Daha sonra otomobillere ek olarak,
kamyonetler, otobüsler, uçak motorları ve tarım makinaları da yapmaya başlayacaktı.
1925`te L&K ülkenin en büyük endüstriyel yatırımı olan Skoda Pilsen ile birleşti.
Artık marka olarak Laurin&Klement isminin sonu gelmiş ve yeni marka Skoda olarak
doğmuştu. Sonuç, gayet hoş pek çok detayı olan zarif otomobillerin seri üretimi
olmuş ve bu otomobiller uluslararası yarışmaları kazanmıştı. İkinci Dünya savaşının
zor yılları süresince Skoda Nazi Almanyası`nın ekonomik sisteminin bir parçası haline
geldi. Şirketin üretim programı savaş zamanı üretim için uyarlandı. Karmakarışık
problemlere rağmen, Skoda bir başka seçkin modeli olan Skoda Superb`ü üretmeyi başardı.
İkinci dünya savaşının sonu daha fazla değişim getirdi. Batı ülkeri gelişmeye devam
ederken, Çekoslavakya’nın tüm endüstri merkezleri planlamaya maruz kalmış, dış dünya
ile iletişim ve bilgi alışverişi engellenmişti. AZNP Skoda olarak şirketin ismi
yenilenmiş ulusal bir şirket olarak Çekoslovakya’da şahsi araçlar sektöründe tekel
haline gelmişti. Sosyal sistemin darbesine ve bilgi boşluğuna rağmen, savaş sonrası
döneminin Sosyalist Çekoslavakya’sında şirket ilerlemeyi başarmıştır. Ancak 1960`lar
esnasında Batı`ya yeni teknolojilerin gelmesi ile ülkenin sanayisi geri kalmaya
başlamıştı. 1970`lerden itibaren ekonomik sistem durağanlaşmaya başlamıştı.
Fabrika sadece doğu pazarında lider pozisyonunu koruyordu.
1989’daki politik değişim, yeni ekonomi ve pazar gerçeğini de beraberinde getirmişti.
Skoda, geleceği yakalamak ve yatırım yapabilmek için güçlü bir yabancı ortak arayışına
girdi ve 1990 Aralık ayında hükümet Volswagen Konzern ile ortak olmayı tercih etti.
16 Nisan 1991’de Skoda, VW, Audi ve Seat ile birlikte Konzern’in dördüncü markası
oldu.
|
|
Toyota
|
|
|
Toyota Motor Corporation Eylül 1933’de Toyoda Automatic
Loom şirket kurucusunun oğlu Kiichiro Toyoda’nın yönetiminde otomobil üretimine
adanmış yeni bir bölüm yarattığında kuruldu. Kısa süre sonra 1934’de bölüm ilk Tip
A motorunu üretti ve Mayıs 1935’de Model A1 binek aracını ve Ağustos 1935’de ise
G1 kamyonunda kullandı. Model AA binek arabasının üretimi 1936’da başladı. İlk araçlar
bazı parçalar Amerikan orjinalleriyle değiş tokuş edilmek üzere Dodge Power Wagon
ve Chevrolet’ye çarpıcı bir benzerlik gösteriyordu. Toyota Grubu günümüzde en çok
otomobil üreticisi olarak tanınsa da halen tekstil işine de devam etmekte ve şimdi
tamamen otomatize olmuş ve dünya çapında erişilebilen otomatik tezgahları üretmektedir.
Toyota Motor Co. ‘nın bağımsız bir şirket olarak kurulması
1937 yılında oldu. Kurucu ailenin soyadı Toyoda, şirket adı özellikle farklılaştırılarak
kurucunun aile hayatı ve iş hayatının ayrılığı vurgulanmanın yanı sıra telaffuzu
kolaylaştırmak ve şirkete mutlu bir başlangıç verilmek istenmiştir. Sekiz sayısı
şanslı rakam olarak kabul edilen Japonya’da Toyota Toyoda’dan daha şanslı kabul
edilmektedir, çünkü Katakana’da (Japon hece dizisi) Toyota yazman için 8 darbe gerekmektedir.
Çince’de şirket ve araçları halen Çin alfebesindeki eşdeğer karakterlerle bahsedilmektedir.
Pasifik Savaşı sırasında şirket İmparatorluk Ordu’su için kamyon üretimine ağırlık
vermişti. Japonya’daki şiddetli yokluklardan ötürü askeri kamyonlar mümkün olduğunca
basit tutuluyordu. Örneğin kamyonların ön tamponda ortada tek bir farı vardı. Planlı
bir müttefik bombardımanının Aichi’deki Toyota fabrikalarını bombalamasında kısa
bir süre önce sona ermişti. Savaştan sonra 1947’de ticari binek araç üretimi SA
modeliyle başladı. Toyota’nın kalite ve üretim prensipleri kökenini ABD Ordusunun
savaş öncesi eğitim programından almaktadır.
1950’de ayrı bir satış şirketi olan Toyota Motor Sales
Co. kuruldu (Temmuz 1982’ye kadar sürdü). Nisan 1956’da Toyopet bayi zinciri kuruldu.
Ertesi yıl, Toyota Crown ABD’ye ve ihraç edilen ilk Japon arabası oldu ve Toyota’nın
Amerika ve Brezilya bölümleri Toyota Motor Sales Inc. ve Toyota do Brazil S.A. kuruldu.
|
|
Volkswagen
|
|
|
1900 yılında, Paris fuarında büyük ilgi kazanan ve
elektrikle çalışan Lohner-Porsche Elektorchaise diye anılan aracın, dizayn ve imaline
yardimci olan Dr. Ferdinand Porsche`nin o tarihe kadar, normal çalışan sınıf insanlar
için mükemmel bir araba dizayn edip imalatını yapmak, her zaman için en büyük amacı
olmuştu. Dr. Porsche ve Adolf Hitler arasında yapılan birçok toplantı esnasında,
yeni halk arabasi (Volkswagen) ile ilgili fikir alış verişleri yer aldı. 22 Haziran
1934`de bir kontrat imzalandı. Noktalı çizginin üzerini imzalamak kolay tarafıydı.
Her zaman ekonomik bir araba imal etme isteğinde olan Porsche, daha önceki çizim
ve fikirlerine dönebilecekti.
Bu projenin en zor tarafı, maliyeti çok düşük tutabilmekti.
Hitler bu arabanın her Alman vatandaşının alabileceği kadar ucuz olmasını emretmişti,
ortalama 900 Reichsmark (o zamanın Alman para birimi). Porsche Mühendislik firmasında
çalışan Avusturya`lı Franz Xaver Reimspiess`in dizaynı olan dört silindir karşılıklı
dört zamanlı motor ölçülere oturdu. Reimspiess bu dizaynından ötürü, Porsche tarafindan
100 Reichsmark ile ödüllendirilmiştir. Bugün hala daha kullanılan orijinal VW ambleminin
dizaynından dolayi, 100 Reichsmark tutarunda bir ödül daha almıştı. İnanması zor
fakat hergün milyonlarca kullanılan, meşhur dört silindirli VW motoru, Reimspiess
tarafından ilk olarak 1934 yılında dizayn edilmişti. Bu ilk modeller sadece 22 beygir
gücünde ve 984 cc idi. 1936 yılında prototip V3 serisi araçlarda kullanılan bu motorlar
ile saatte 64 mil hiz yapılabiliyordu. Prototip V3 serisinin kasaları, Almanya`nın
Stutgart kentindeki Daimler Benz firması tarafından imal edilmişti. 26 Mayis 1938`de
Volkswagen fabrikasının temeli atıldı. İmalat 1940`da muharebe tipi araçlar ile
başladı. Genellikle bu imalat Kubelwagen (Alman Jeep`i ) idi. 1943`de bu Alman Jeepleri
için daha fazla güce ihtiyaç duyuldu. Savaş 1945`de sona erdirildi. Fakat Wolfsburg`daki
Volkswagen fabrikasında büyük hasar vardı. Müttefiklerin bombardımanı sırasında,
fabrikanın üçte ikisi yıkılmıştı. Şans eseri fabrika İngiliz işgal bölgesi içinde
idi ve tamir edildi. Müttefiklerin acilen tamir edilmiş ikmal araçlarına ihtiyacı
vardı. Bu hizmeti Volkswagen fabrikasi gerçekleştirdi. Ayrıca müttefik ordularının,
personel taşıma ve barışı korumaları için daha çok araca ihtiyaçları vardi. Albay
Hirst bu fabrikaları çalıştırıp, yapabilecek kadar araç imal etmeyi önerdi. Böylece
işe ve yiyeceğe çok ihtiyaci olan Alman vatandaşlarına, bir olanak sağlanacaktı.
Böyle yapmak ile harabeler içindeki Wolfsburg şehri
yeniden doğdu ve bir zamanlar komik görüntüsü yüzünden ona gülünüp küçümsenen bu
araba, kendi erdemleri ile dünyayı fethetmeye çikti. 1948`de İngiltere, fabrikayı
tekrar Almanya`ya tahsis etti. Fabrikanın yönetimine Heinz Nordhoff getirildi. Heinz,
sadece Alman halkı için değil, bütün Dünya için kaliteli ve uygun maliyetteki bu
arabanin üretimine büyük hız verdi. 1956 yılında Amerika'da EMPI isimli bir firma
bazı kiler üreterek aracı Amerika’nın California eyaletinden tüm Amerika'ya ve oradanda
tüm dünya'ya bu akımı yaydı.
|
|
Volvo
|
|
|
Volvo isminin ilk olarak bir bilyanın üzerinde görünmesinin
ardından tam 90 yıl geçti. Volvo markası 22 Haziran 1915 tarihi itibariyle resmi
kayıtlara geçmişti. Volvo’nun 90 yıllık hikayesinin başladığı tarihten bir yıl kadar
önce, Svenska Kullagerfabriken
– SKF; otomotiv sanayinde üretici markaların bilyalar ve ilgili sistemler üzerinde
olan müthiş potansiyelinin farkına vardı ve buna bağlı olarak ihtiyacı karşılayacak
kaynaklar üzerinde fikirler oluşturmaya başladı. SKF hali hazırda, Sven Wingquist’in
eşsiz küre biçimli bilya icadı sayesinde, konusunda dünya lideri bir üretici konumundaydı.
Volvo; basit ve söylenmesi kolay bir isim Şirket yönetiminde çalışan, kelimeler
ve yabancı dillerle arası iyi olan zeki bir yönetici, marka kullanımı üzerinde VOLVO
ismini (büyük harfler ile) ortaya attı. Başvuru ile ilgili hazırlanan kağıtlar SKF’den;
20 Şubat 1915 tarihinde Stokholm’de bulunan Royal İsveç Patent & Kayıt Ofisi’ne
AB Delmar & Patent Ofis’i aracılığı ile gönderildi. “Volvere”; Latince’de “roll
– yuvarlan” kelimesinin mastar hali. “Volvo” da “yuvarlanıyorum” demekti. İsim,
basit, dahiyane ve şirketin genel çalışmaları ile güçlü sembolik bir bağlantıya
sahipti. Bundan da öte, içerisinde R veya S harfleri yoktu. Bu dünyanın birçok bölgesinde
telaffuz sorunları yaşanması konusunda minimum risk taşıyordu. SKF, o günlerde büyük
bir ihracat şirketi olarak marka isminin değerini son derece iyi biliyordu. Amerikalı
sanayici ve kamera üretim firması Eastman, bu tarihten birkaç yıl önce rulo filmleri
icat etmiş ve aynı sebeplerden dolayı ürünleri için R veya S harflerini kullanmaktan
kaçınmış ve basit bir marka ismi yaratmıştı.
Beş yıllık duraklama süreci sonrasında tam gaz ileri
Volvo’nun start almasından kısa bir süre sonra, otomotiv sektörü I.Dünya Savaşı
sırasında durgunluk dönemine girdi. Potansiyel bilya alıcıları, üretimlerini otomobillerden
ağır vasıta ve diğer savaş kullanımına yönelik cihazlara çevirdi. Her anlamda tam
olarak operasyonel olarak faaliyet göstermese de firma, bu şekilde beş yıl geçirdi.
Aktiebolaget Volvo 1920 yılında üretim faaliyetlerini durdurdu. SKF, pazarda ürünlerini
gelecek dönemde kendi ismi ile satışa sunmaya karar vermişti. AB Volvo ismi, Ağustos
1926 tarihine kadar rafa kaldırıldı. SKF yönetimi, uzun süren bir çalışma sonrasında
otomobil üretimine destek verilmesine başlanması konusunda ikna edildi. Bu fikir,
SKF çalışanlarından Asar Gabrielsson tarafından birkaç yıl süren bir çalışma sonrasında
kabul ettirildi. Gabrielsson, iyi dostu olan mühendis Gustaf Larson ile birlikte
bir İsveç otomobilinin üretilmesi konusunda ısrar etti. SKF en sonunda yolu açtı
ve AB Volvo ismini tekrar ortaya çıkararak marka için gerekli işlemlerin yapılmasını
ve maddi desteği sağladı. Şirketin resmi ismi, aynı zamanda üretilecek otomobillerin
ismi olarak da seçildi. Prototip aşaması boyunca, otomobillere Gustaf ‘tan esinlenerek
GL ve Larson isimleri verildi. Tarihi değerlere sahip logo Aynı zamanda; içinde
çaprazlamasına sağa doğru bir ok bulunan daire şekli - demir için kullanılan eski
kimyasal sembol – logoya adapte edildi. Bu şekil, batı kültüründe yer alan en eski
ideogramlardan (düşünceyi yansıtan sembolik çizimler) biriydi ve orijinal olarak
aslında Roma İmparatorluğu zamanında Mars Gezegeni’ni simgelemek için kullanılıyordu.
Bu işaret, aynı dönemde Romalılar’ın Savaş Tanrısı Mars’a verdiği sembol ile aynıydı.
Bu şekil, savaş malzemelerinin yapıldığı malzeme olan demiri ve savaşçılığın sembolü
olan erkeksi yapıyı da tanımlaması açısından, zamanın en popüler işaretlerinden
biriydi. Aslında bu ideogram, sadece İsveç’te değil, tüm demir sanayinde daima bir
sembol olmuştu. Otomobilin önünde yer alan bu sembol, İsveç’in gurur duyduğu demir
sanayi; bunun yanında çelik ve dayanıklılık ile de bir birliği simgeliyordu.
Yeni otomobil ile aynı zamanda Volvo ismi de kendi
yazı karakterine kavuştu. Logo tasarımı, radyatör boyunca sol üstten sağ alta doğru
uzanan diagonal bir bant ile beraber şekillendirildi ve Nisan 1927 tarihinde henüz
daha ilk otomobilde kullanıldı. Bu bant, orijinal hali ile krom logoyu yerinde tutmak
için bir gereklilikti, fakat bundan sonra, dekoratif bir sembole dönüştü. Bu sembol,
hala üretimden çıkan tüm Volvo modellerinin ızgarasında yer alıyor. 2006 yılından
itibaren demirin sembolü olan logo, hem Volvo Cars, hem de Volvo AB için ortak bir
sembol haline geldi.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|